İnsan, kendini anlamak için çoğu zaman bir “öteki” icat eder; fakat bu icat, hakikati aydınlatmaktan çok onu gölgeler. Oryantalizm ve oksidentalizm, bu gölgenin iki farklı yüzüdür. Biri Doğu’yu tanımlarken hükmeder, diğeri Batı’yı reddederken benzer bir indirgemeyi tekrarlar. Bu çalışma, bu karşıtlıkların dar ve yıpratıcı dilini aşarak insanı yeniden hakikatle buluşturma çabasının gayretidir. Çünkü asıl mesele, kimin haklı olduğu değil, insanın nasıl daha sahih bir şekilde anlayabileceğidir. İşt ...