16. yüzyılın son çeyreği, Osmanlı hanedanlığı açısından dönüm noktalarından birini oluşturmaktadır. Zira dönemin hükümdarı III. Murad, Fatih'ten beri uygulana gelen hanedanlık siyasasını revize etmek istedi. Bu anlamda şehzadelik yaptığı Manisa'dan İstanbul'a gelirken, gücün paylaşıldığı aktörlerden oluşan merkezi hükümete karşı alternatif bir programla geldi. Bu programın içeriği, söz konusu merkezi hükümetin paydaşlarının (vüzera, asker ve ulemanın) hanedanlık karşısındaki baskın gücünü zayıfl ...