Edebiyata şiirle başlamasına rağmen 1930’ların ortasında önce hikâye yazmaya yönelen, ardından romancılıkta karar
kılan Kemal Tahir, gerek ardında bıraktığı devasa anlatı külliyatıyla, gerekse Türkiye’nin girift gerçekliğini dışarıdan
değil içeriden, hazır kalıplarla değil kendi dinamikleri çerçevesinde yorumlama yönündeki sıra dışı edebî gayretiyle,
son asır Türk edebiyatının en özgün -ve bir o kadar oyunbozan- yazarları arasında yer almaktadır. Bu noktada Kemal
Tahir’in, ba ...